TEK KİŞİLİK BİR HATIRLAMA TÖRENİYün çözülürken hafıza sökülüyor.Ve bu sökülme hali;Yol havalarından kabile şarkılarına,dengbejlerden plak cızırtılarıyla kesişengazellere kadar yankılanıyor.Bu organik sesler, bedenin kıvrımlarındandökülen melodilere dönüşüyor.Hiçbir nota süs değil, her biri bir belleğinparçası.Bir kadın…Sırtında geçmişin yükü.Elinde bir kitap.İçinde binlerce ses.Unutulmuş hikâyelerin anlatıcısı Nokta ;Üzerini örttüğümüz zamanın hakikatini, birçuval yünden biçimlendiriyor.Her ilmekte bir yüz, bir dil, bir coğrafyaolarak yeniden beliriyor.Her iplik, bir dönüşüm.Her dönüşüm, bir yüzleşme.Ve hiç bir dönüşüm gizlenmiyor.Nokta bedeninde taşıyor belleği.İzleyeni sahnenin içine değil, hafızanınderinliğine çağırıyor.Bir kadının bedeni;Afrika’nın bir kabile şarkısına,bir alter kişiliğin parçalanışına,Afife Jale’nin son nefesine,kırmızı halıda yürüyen, magazinleşmiş birsuçluya.ve makineleşen insanın soğuk yüzünedönüşüyor.Ama bütün bunların ardında hep aynı sesvar.Nokta nın sesi.Seyirciyle göz göze, el ele.Bir zamanlar anlatılmış, sonra unutulmuş ,olanıyeniden anlatmak için.Bu bir hafıza ayini.Tek kişilik bir beden arşivi.Kendi geçmişimizle, kültürümüzle, kırıklarımızlayüzleşme alanı.